Yükleniyor

Duyurular

SIDe Sempozyumu ardından
SIDe Sempozyumu ardından

Kapsayıcı Paylaşımların Ardından
SIDe Sempozyumu

Inclusive Design SIDe (Sustaining Inclusive Design); British Council’ın “Newton Fund - Research Environment Links Programı” kapsamında desteklenen Loughborough Üniversitesi’nin Tasarım ve Yaratıcı Sanatlar Okulu (LSDCA), Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve beş sorumlu ortak (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, Altı Nokta Körler Vakfı, Cambridge EDC, FixED, DRS) bir araya gelerek, kapsayıcı tasarım araştırmasına yönelik iş birliği çerçevesinde sürdürülebilir ortaklaşa-tasarım çalışmalarının yürütülmesine yönelik bir projedir. Bu araştırmanın kapsamında, SIDe oluşumunun yanı sıra “farklı paydaşların perspektifiyle kapsayıcı tasarım eğitimi, uygulaması ve araştırması”nın tartışıldığı “Sürdürülebilir Kapsayıcı Tasarım Sempozyumu” 25-26 Eylül 2020 tarihleri arasında çevrimiçi ortam üzerinden gerçekleştirilmiştir.
 


Loughborough Üniversitesi, Tasarım ve Yaratıcı Sanatlar Okulu Dekanı Prof. Dr. Cees de Bont’un açılış konuşması ile başlayan sempozyumun ilk keynote konuşmacısı Cambridge Üniversitesi’nden Prof. P. John Clarkson, “Mühendislikten Kapsayıcı Tasarıma ve Tekrar Başa – Erdemli bir Döngü” başlığı üzerinden gerçekleştirdiği sunumunda özellikle kapsayıcı tasarıma, ihtiyacın doğru tanımlanmasına ve tanımlanan ihtiyaçların nasıl karşılanacağına ilişkin yürütülen çalışmalarda, sistem mühendisliğinden faydalanılabileceğinin altını çizerken, sempozyum teması açısından güçlü bir başlangıç oluşturdu.

Design School Kolding’ten Prof. Helle Marie Skovbjerg, “‘Katılabilir miyim?’ – Kapsayıcı Bir Oyun Ortamı İçin Tasarım Yapmak” başlıklı sunumunda kapsayıcılık ve oyun alanındaki deneyimin nasıl bir araya getirileceğini tartışırken farklı yaş gruplarından 900 çocuk katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırma projesindeki 3 temel nokta olan “yeni bir teorik yaklaşımın geliştirilmesi”, “marjinalize olmuş çocuğun projeye nasıl dahil edilebileceğinin değerlendirilmesi” ve “çocuğun sesi ile projenin rapor ve değerlendirilmesinin oluşturulması” konularına dikkat çekti.

Londra Kingston Üniversitesi’nden Prof. Daniel Charny ise "Birlikte Yaratıcı Düzeltme Yoluyla Gerçek Dünyadaki Zorluklara Yanıt Vermek” başlığını taşıyan sunumunda iş birliği ve ortak-yaratım süreçlerine ait farklarına değindi. Özellikle eğitimin farklı deneyimleri açık hale getirme konusundaki rolünü FixED uygulamaları üzerinden paylaştı.

Sempozyumun diğer önemli bir açılımını Kyoto Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Julia Cassim, gerçekleştirdi. “Kapsayıcı Bir Ortak-Tasarım Sürecinin, Korumalı ve Pozitif Ayrımcı İş Yerlerinin, Bütünleşik ve Uygulanabilir Sosyal Girişimlere Dönüşmesi ve Gelişmesi İçin Kullanılması” başlıklı sunumunda kapsayıcı tasarımın gelir eşitsizliği ile bağlantılı olduğunu, bu nedenle de istihdamın konunun odağına taşınması gerektiğini aktaran örneklere dayalı paylaşımlarda bulundu.

Loughborough Üniversitesi’nden Serpil Acar, “Hamile Kadınların Ulaşım Güvenliği ve Kapsayıcılık” sunumu ile özellikle tanımlı bir grubun emniyetine yönelik detaylandırılmış analizleri ve durum senaryolarına dair tasarım önerileri açısından oldukça etkileyici bir ele alışı bizlerle paylaştı.

KU Leuven’den Prof. Ann Heylighen, “Müzakereci Bir Girişim Olarak Kapsayıcı Tasarım” sunumunda tasarım ilkelerinin nasıl uygulanabilir hale getirileceğini tartışırken özellikle empatiye dayalı üretim ile insanların birbirinin perspektifini görmesinin önemine işaret etti. 

İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı (İZEV) adına katılan Doç. Dr. Saadet Aytıs, Merve Kılıç ve Hakan Kural (İZEV Başkanı) “Kapsayıcı yaşamı tasarlamak” başlığındaki sunumları ile İZEV’de gerçekleştirilen yaratıcı farkındalık projeleri ile eğitim çalışmalarına ilişkin bilgileri aktardılar. Tüm sunumların kapsayıcı tasarımı konu alması dışında ortak paydayı belirleyen en önemli kesişimin çocuk eğitimine yönelik olup özellikle erken yaşlardaki yaratıcılığın sosyal sorumluluk bilinci ile kazanımına dair geliştirilen eğitim atölyelerinin önemine yapılan vurgu oldu.

İlk günün son Keynote konuşmacısı olarak Institute for Human Centered Design’dan Ms. Valerie Fletcher, 25’i için kapanışı “Tasarımın Gücünü Doğrulamak İçin DSÖ Bağlamsal Engellilik Tanımının Güçlü̈ Politika Platformunu kullanmak” başlıklı sunumuyla gerçekleştirdi. Fletcher, sürekli kendini geliştiren kapsayıcı tasarıma, evrensel tasarımdan nasıl geçtiğimizi tanımlarken özellikle kısıtların belirlenmesine dikkat çekerek, konuya ve yere özel gerçekleştirilen tasarımlarda ise geleneksel mülakat ile etnografik inceleme arasındaki dengenin hassasiyetine değindi.

Sempozyumun ikinci günü, “Yerel Yönetim Perspektifinden Erişilebilirlik ve Kapsayıcı Tasarım” teması altında Avcılar Belediye Başkanı Av. Turan Hançerli’nin “Güzel insanlar kenti Avcılar” başlıklı Keynote sunumu ile başladı. Avcılar’da gerçekleştirilen projelerde hedeflenen adaletli hizmet üretimi ilkesi doğrultusunda eğitim, kültür, sanat ve spor alanındaki fark yaratan çalışmaların bilgisi aktaran Hançerli özellikle projelerin odağına taşıdıkları çocuk eğitiminin yerel yönetim açısından önemini vurguladı.

Yerel yönetim ayağında benzer çalışmaların yürütüldüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Üstyapı Projeler Müdürlüğü Erişilebilirlik Birimi’nden katılan Ebubekir Gündoğdu ise “Herkes için erişilebilir İstanbul” başlığı altında gerçekleştirdiği sunumda kapsayıcı tasarım çözümleri doğrultusunda hâlihazırda yürütülen ve geliştirilmekte olan proje bilgilerini aktardı. Kapsayıcı ergonomik çözümlerden farkındalık çalışmalarına kadar ele alınan tüm projelerin genel çerçeveleri ile paylaşıldığı sunum, Büyükşehir Belediyesi olarak uygulamaya geçirilmesi planlanan projelerin bilgisini de içermekteydi.

Mekanda Adalet Derneği olarak sivil toplum kuruluşu (STK) kanadından konuya dair önemli değerlendirmelerini paylaşan Yaşar Adanalı, “Mekânda Adalet Yaklaşımı İle Kapsayıcı Tasarım” başlıklı sunumu ile kentlinin tamamına hizmetlerin ulaştırılması hâlinde adaletin mekânsal boyutunun sağlanabileceğini ve bunun gerçekleştirilebilmesi içinde koalisyonların önemini vurguladı.

Sempozyum Selami Çifter tarafından yapılan SIDe Projesi tanıtımının ardından, projenin STK paydaşlarının sunumları ile devam etti. Bu çerçevede, Altı Nokta Körler Vakfı adına Oya Sebük (Vakıf Başkanı) ve Seçil Arıkan, sonrasında ise Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği adına Ramazan Baş (Dernek Başkanı) ve Ecesu Alyanak “SIDe Projesi Deneyimleri ve Yansımaları” temalı sunuşlarını gerçekleştirdiler.

Londra, Middlesex Üniversitesi’nden Prof. Patrick Jordon sempozyumun son davetli konuşmacısı olarak oldukça farklı bir konu başlığı olan “Anlatımsal Ergonomi – Ürünler, Hizmetler ve Öz Kimlik” sunumunu gerçekleştirdi. Jordan sunumu ile otoetnografi tartışmasını masaya yatırarak ürünler ve hizmetlerden elde ettiğimiz anlatıların hayatımızdaki önemini değerlendirdi.

Sempozyum son oturumu Aylin Ayna’nın, “MFA 300 - Sosyal Sorumluluk Uygulamaları Dersi” (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) sürecini aktaran sunumu ve takiben gerçekleştirilen ders kapsamında öğrenci gruplarının paydaş STK’lardan tasarım ortaklarıyla birlikte tasarladıkları ortaklaşa-tasarım projelerinin sunumları ile tamamlandı. Ders sürecinde, farklı disiplinlerden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturdukları 14 proje grubundan sekizi projelerini paylaşmak üzere oturuma katılım sağladı ve katılım sağlayan her bir proje grubu dönem boyunca yürüttükleri çalışmalar ve sonuç ürünleri sunumları ile paylaştı. Bu projeler (projeler “Galeri” bölümünden incelenebilir):
  • “Benimle Dokun” (herkes için müze)
  • “Yardımcı” (herkes için mutfak)
  • “Erişilebilir alışveriş” (herkes için alışveriş)
  • “Birlikte engelsiz oyun” (kamusal hayata katılım)
  • “Bu taraf” (herkes için ulaşım)
  • “Koruyucu yüzey” (herkes için mutfak)
  • “Erişilebilir alanlar, bağımsız yaşamlar” (bağımsız hareket)
  • “Herkes için rota” (kamusal hayata katılım)

Yoğun ilginin ve katılımın olduğu sempozyum her ölçekte sağladığı açılımlar ile farklı aktörlerin paydaşlığında gerçekleştirilen projelerin daha geniş bir çarpan etkisi ortaya koyduğunu ve iş birliklerinin süreci yönetmekteki önemini bize bir kez daha hatırlattı.

(SIDe Proje Ekibi)