Yükleniyor

TRail

  • Kategori : Kültürel Yaşam
TRail
  • TOFD
  • MSGSÜ
10.09.2020
TASARLAYANLAR:
Ezgi Ece Yavuz, Eray Şahin, Resul Sağlam, Feyzullah Topçu, Tuğçe Akgün (TOFD)

GİRİŞ:
Kültür varlıklarımız ve çevresini oluşturan geniş sosyal imkânlara sahip alanlar insanların estetik haz ve doyum amaçlı ziyaret ettikleri, aynı zamanda da bir ülkenin kültürünü ve geçmişini yansıtan alanlardır. Bu sebeple tüm ülkelerde kültür varlıkları, tüm kesimler tarafından ziyaret edilebilmelidir. Fakat bu alanlara her bireyin ulaşım sağlayabilmesi mümkün olmayabilmektedir. Erişim imkânlarının en elverişli olması gereken bu alanlardaki olumsuz durum başta eşit kullanım prensibi olmak üzere birçok evrensel tasarım prensibini karşılayamamaktadır. Biz de bu soruna bir çözüm getirebilmek amacıyla araştırma sürecimize başladık. Bu süreçte birlikte çalıştığımız STK tasarım ortağı ile yapılan görüşmelerde birçok alanda, alanlara ulaşımda kullanılan güzergahlarda, ulaşım ve ziyaretin neredeyse imkânsız olacak şekilde kısıtlı olduğunu öğrendik. Önem arz eden kültürel varlık alanlarından birisi olan Galata Kulesi ve çevresini, her bireyin ziyaretine imkân verecek şekilde ulaşılabilir hale getirmek ve aynı zamanda ihtiyaç duyulan estetik hazzın da karşılanması amacı ile proje alanı olarak belirledik.

UYGULAMA ALANININ SEÇİLMESİ:
Galata Kulesi ve çevresine ulaşım için kullanılan güzergâhlar ve caddeler belirlenmiştir. Bu alana ulaşım için kullanılan güzergâhlar ve caddelerin büyük çoğunluğunda gözlemlediğimiz düzensiz planlama, oldukça dar olan kaldırımlar, bu alanlardaki araç ve insan yoğunluğu konum belirleme sürecimizi zorlaştırmıştır. Konum araştırması sürecimizin sonucunda bize en uygun konumun Galip Dede Caddesi olduğuna karar verilmiştir. Galip Dede Caddesi, Karaköy-Taksim Tüneli ve Şişhane Metro Durağı çıkışının kesişiminde bulunan, insan ve araç yoğunluğunun azaldığı geniş bir alandan itibaren başlamaktadır. Aynı zamanda bu caddenin doğrudan Galata Kulesi’ne bağlanıyor oluşu da bu caddeyi uygulama alanı konumu olarak belirlememizde etken olmuştur.

TASARIM ÇÖZÜMÜ:
Tasarlanmış olan çözümün, şehrin dokusunun bir parçası olacak şekilde bir bütünlüğe sahip olması, kendine ait bir alan belirlemesi ve sahip olduğu alanı çok belirgin olmasa bile özelleştirmesi gereklilikleri belirlenmiştir. Aynı zamanda bizim başlıca amaçlarımızdan olan tekerlekli sandalye kullanan bireylerin bireysel olarak hiçbir yardıma gerek duymadan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayacak bir çözüm olmalıydı. Bu nedenle zeminin altında olabilecek diğer sistemleri etkileyecek kadar büyük bir alan kaplamayan, minimum alan ihtiyacıyla çözümlenecek bir proje geliştirmeye karar verdik. Oluşturacağımız sistem tek yönlü araç trafiğine açık bir caddede çözümleneceğinden sistemimizi kaldırım üzerinde konumlandırdık. STK tasarım ortağı ile yaptığımız görüşme sonrasında sabit bir tekerlekli sandalye ölçüsü olmaması sebebiyle sistemin her kullanıcının rahatlıkla kullanabileceği yüzey genişliklerine sahip olması gerektiğini öğrendik. Bu nedenle tasarım, her kullanıcı için özel olarak kendini ayarlayabilecek bir sistem olmalıydı. Tekerlekli sandalyenin bastığı yüzeyin tek bir parça olması yine projemizin düşünce sürecindeki kaygılarımıza ve güvenlik gerekçesiyle ekleyeceğimiz sistem detaylarına zıt bir etki teşkil edecekti. Bu sebeple bu yüzeyi simetrik, bir ön ve bir arka tekerleği üzerine alacak iki ayrı yüzey olarak tasarladık. Bu yüzeylerin kullanım esnasında genişleyip daralabilmesi veya kısalıp uzayabilmesi için ana yüzeyler içerisinde gizli ek yüzeyler oluşturduk.
Bununla birlikte, kullanıcıların zaman kazanmasını sağlamak ve durakların kullanıcılar tarafından bulunabilmesini kolaylaştırmak amacıyla tRail makinelerini destekleyecek ek bir çözüm oluşturmaya karar verdik. Bunun sonucunda sistemi bir mobil aplikasyon ile destekleyerek kullanıcıların bilgilerini bu aplikasyonlarda oluşturacakları üyeliklerde saklı tutabilmesini sağladık. tRail aplikasyonu sayesinde kullanıcılar duraklardaki tRail makinelerine üye girişi yaptıktan sonra sistem kendini kayıtlı olan tekerlekli sandalye ölçülerine göre otomatik olarak adapte etmeye başlayacak ve bu sayede kullanıcının makineye tekrar ölçü girmesine gerek kalmayacaktır. Aynı zamanda aplikasyon şehirdeki tRail duraklarını gösteren harita sayesinde kullanıcıların en yakın durağı kolaylıkla görüp yol tarifiyle o durağa ulaşabilmesine de olanak sağlayabilecektir.

SONUÇ:
Proje, teknoloji ile bağlantılı ek sistemlerle desteklenerek her kullanıcı için pratik bir şekilde özelleştirilebilen, her an ulaşılabilen ve kullanımı kolay bir sistem haline gelmiştir. Sistemimizin kapladığı alanın ve sahip olduğu özelliklerin başka bölgelere de uygulanabilir olması, projemizin başlangıcında belirlediğimiz başlıca amaçlardan birini de karşılamıştır. Oluşturduğumuz sistem, Galata Kulesi ve çevresindeki ulaşım haricinde, şehrimiz, ülkemiz ve dünyadaki benzer özelliklere sahip alanlara da uygulanarak, erişim engellerinin aşılması için bir adım olabilmesi arzusuyla projemiz tamamlanmıştır.